Eski Devlet Bakanı Sayın Edip Safter Gaydalı ile gerçekleştirdiğimiz röportajı siz değerli okurlarımızla paylaşıyoruz...Gaydalının sorularımıza vermiş olduğu samimi ve sıcak mesajları siyasete pozitif bakışı dikkat çeken ayrıntılar arasındaydı.
Röportaj : Cahit Gündüz , Nimetullah Atal
TBMM’de Plan Bütçe Komisyonu üyeliği, Kit Komisyon Başkanlığı, Anavatan Partisi Genel Başkan yardımcılığı, Devlet Bakanlığı gibi aktif ve her siyasetçiye nasip olmayacak görevlerde bulunduktan sonra aktif siyasetin dışında kalmak aktif bir siyasetçi için zor olmalı, Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
1991-2007 yılları arasında 19,20,21 ve 22. dönem parlamentosunda Bitlisli hemşerilerimin değerli oylarıyla onları temsil etme imkanım oldu. Bu açıdan bütün Bitlisli hemşerilerime minnettarım. Bu zaman zarfında hiçbir hemşerimin başını önüne eğdirecek bir olayın içinde olmadım. Sırtımda taşıdığım “Bitlis Milletvekilliği” gibi çok onurlu bir görevin ağırlığının farkında olarak ona leke sürdürmeme gayreti içinde oldum. Ne derece başarılı oldum bilemiyorum, bunun takdirini tabii ki vatandaşın yapması gerekir.
“Siyasetin dışında kalmak sizin için zor olmadı mı” diyorsunuz: siyasetin kendisi zaten kolay değil ki! Onun için siyasetin içinde mi olmak daha zor, dışarıda mı kalmak daha zor diye sorarsanız, içerisi dışarıdan daha zordu derim.
2007 Milletvekilli genel seçimlerinde CHP’ den aday oldunuz ve seçilemediniz. Bitlis ve özellikle Hizan'lı seçmene kırgın mısınız? Nerede hata yaptım sorusunu kendinize soruyor musunuz?
Seçimlerde kazanmakta, kaybetmekte son derece olağandır. Fertler hata yapar ama toplum asla. Bu açıdan hiçbir hemşerime kırılmadım. Ben nerede hata yaptım diye kendi kendimi çok sorguladım. Neticede kendi hatalarımın bedelini ödediğim kanaatine vardım.
Bitlis’te şahsınızla ilgili olumlu şekilde söz edilmektedir. Ancak geçmişte dedelerini asan partiden aday oldu şeklinde olumsuz tepkiler var. Neden CHP’den aday oldunuz?
Seçim atmosferinde çok şeyler söylendi. Tarihler, kişiler, olaylar yer değiştirilerek halkın zihni bulandırılmaya çalışıldı. Bana ait olmayan sözler bile bana yapıştırıldı. Bu her seçim zamanının olağan dedikoduları idi. Bu dedikoduların, bu derece etkili olabileceğini ben bile tahmin edemedim. Dedemin idam edildiği 1917 yılı bile cumhuriyetin kuruluşundan sonraya alındı.
CHP’den aday olmak, kabul ediyorum benim için bir hata idi ve bu hatanın bedelini de ödediğime inanıyorum.
CHP adaylığınızı belirli çevreler koz olarak kullanıp halkı size karşı kışkırttığına inanıyor musunuz?
Önceki sorunuzda da cevapladım. Seçim atmosferinde her şey söylendi, yapılabilecek her türlü kötülük, iftira, çamur atma, lekeleme ne varsa yapıldı.
Siyaset bu derece ucuz olmamalıydı. Siyaset daha kaliteli bir çerçeve içinde yapılabilmeliydi diye düşünüyorum.
Bana ait olmayan sözler bile benimmiş gibi sağda solda dillendirildi. Bunların birçoğunu da seçimlerden sonra çeşitli vesilelerle gittiğim düğün, cenaze, barıştırma, gibi toplantılar sırasında bizatihi halktan öğrendim.
CHP sizin açınızdan iyi bir hamle oldu mu? CHP'nin doğu ve güneydoğuda yeni genel başkan ile bir sıçrama yapacağına inanıyor musunuz?
Bir siyasi partinin yeni genel başkanıyla neler yapabileceğini görmek, seçimlerde o genel başkanın performansıyla ilgilidir. Bunu takdir ve değerlendirmenin benim görevim olmadığını takdir edersiniz. Bunu hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Takdir halkındır. Halkın teveccüh göstermediği hiçbir siyasi oluşum yaşamına devam edemez.
Siyasi geçmişinize bakıldığında milletvekilliği ve bakanlık gibi görevlerde bulundunuz. Hakkınızda herhangi bir fezleke ve yolsuzluk haberi görmedik. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir siyasetçinin en zor anı kendi kendini değerlendirmesidir. Siyasetçi görevini ve hizmetlerini yapar değerlendirmeyi onun yerine vatandaş yapar. Aksi narsizme girer, ukalalığa girer, kendini beğenmişliğe girer. Bir siyasetçinin karnesini vatandaş doldurur. Vize ve final sınavları da seçimlerdir.
Bölgede sıcak çatışmaların olduğu dönem ve illegal grupların yaygın olduğu zamanlarda adınızın hiç bir olaya karışmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin en büyük açmazı herkesin, her şeyi bildiği ve her şeye müdahale etmek istemesinden kaynaklanmaktadır. Oysa her insanın belli bir görevi yapması lazım gelen vazifeleri vardır. Herkes kendi vazifesini layıkıyla yerine getirmeye kalkarsa o ülkede ne kaos olur ne de düşmanlıklar.
Siyasette bulunduğunuzu süre içersinde Bitlis’e kazandırdığınız ve sizin için gurur kaynağı olan en büyük hizmetiniz nedir?
Bir siyasetçinin bence en hoşa gitmeyecek yanı, şu şu şu hizmetleri yaptım diyerek, hatta vatandaşın gözüne sokarak onun karşılığında oy talep etmesidir. Hizmet Allah için hizmet vatandaş için yapılır. Vatandaş bunları zaten hem görür hem de yaşar, bunu onun kafasına kakmak karşılığını istemek başta ona zulümdür Ona hakarettir.
Millet teveccüh gösterir tekrar temsil yetkisi verir ve iyi bir göreve gelirseniz, Bitlis’e kazandırmayı düşündüğünüz projeniz nedir? Bitlis'te istihdam alanında nasıl bir hamle yapılmalı? kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan herhangi bir düşünceniz var mı?
Türkiye Cumhuriyetinde kurulduğundan beri 60 tane hükümetimiz olmuştur. Bütün hükümetlerin görevi halkın huzur ve refahını sağlamak, vatandaşı bulundukları noktadan daha ileri seviyeye taşımak olmuştur.
Dünya konjonktüründe bakıldığında devletçi bakış açıları daha çok serbest piyasa koşullarına göre oluşmaktadır. Serbest piyasa koşulları da daha fazla üretim daha fazla kar esasına oturur. Dolayısıyla özel sektör en fazla üretimi en fazla karı nerede nasıl elde edebiliyorsa oraya yöneliyor olması işin kuralıdır. Bu nedenle özel sektörü maalesef her hükümetin aldığı teşvik tedbirlerine rağmen Doğu Anadolu’ ya getirmek mümkün olmamıştır. Özel sektörün kendince kıstasları vardır ve onlarda kendi açılarından haklıdırlar.(Hammaddeye yakınlık, limanlara yakınlık, pazara yakınlık, vs..) Onun için, sanayi yerine ağırlık hizmet sektörüne verilerek bölge turizm, kış ve yaz sporları açısından cazibe merkezi haline dönüştürülmesi gerekir. Ayrıca yöre ziraat ve hayvancılık alanında da mutlaka teşvik edilmelidir.Devlet bu bölgelerde yol gösterici,yatırımcı,yani ağabeylik misyonunu bir müddet daha devam ettirmek mecburiyetindedir.
Bitlis bölgesinde yerel yönetim seçimlerinde farklı dengeler oluştu. Bu durum genel seçimlere nasıl yansıyacaktır?
Her seçimi kendi atmosferi içinde değerlendirmek gerekir. “Siyasette 24 saat çok uzun zamandır” tekerlemesinde olduğu gibi. Onun için dün böyleydi bugün böyle olacak demek doğru olmaz. Matematiksel kuralların tek uygulanmadığı alan siyasettir. %20’lerle iktidar olan bir siyasi partinin 3,5 yıl sonra %1,5’a düşmesi gibi. Bunun örneklerini de Türkiye haricinde hiçbir ülkede göremezsiniz. Onun için her seçimi kendi atmosferi içinde değerlendirmek gerekir.
Hükümetin ' Demokratik Açılım ' konusunda ki politikasını beğeniyor musunuz? sizce ' Kürt Sorunu ' çözülecek mi?
Bu sorunun mutlaka ama mutlaka çözülmesi gerektiğine inanıyorum. Eğer
BitlisNews.Com
BU İÇERİK 3475 DEFA OKUNMUŞTUR

|
Yorumlar
O kadar konusmanin icerisinde kayda deger bir sey bulamadim. Sayin ``şêx``imizin dogup buyudugu yer, cevre,toplum acilarin her turlusunu yasadi..Kendisinin de ait oldugu Kurd halkininin maruz kaldigi zulumu goremeyn, aciyi paylasmayan, haksizliga dur diyemeyen, gercekleri gormeyen sayin Gyadali zoraki bir milletvekili ildi..Artik zor o eski zihniyet ile.. Gaydanin yollarina gomusmus acilari desip cikartmadiktan sonra, hizanin gecelerine dokulen gozyaslarina ortak olmadiktan sonrda kelimelerin degeri olmayak.. Chp,Akp imis . Fark etmez..Esasi olan hakaniyet ve asalettir..Kendisii bir Hizanli degil sanki bir Ankarali larak konusmus.. Ucuz bir haber o kadar..
selamlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.