Anadolu’nun bağrından kopup gelen, Diyarbakırlı inşaat işçisi, arabeskçi Mahsun’un filminden bahsediyorum; New York'ta Beş Minare filminden.
Türk sineması için yeni ve küresel bir zirve var artık...
Türk filmi değil de bir Hollywood yapımı izler gibi izledim..
Öyle sahneler var ki; aksiyon, dram, gözyaşı; tırnak yediren türden...
New York'ta Beş Minare, vizyona girmeden önce yapılan yorumlarda filmde cemaatlerin kötülendiği iddia ediliyordu. Bu yorumu yapanlar her nasıl oldu ise filmi izlemeden kanaat getirmeyi başarmışlar!
Oysa filmde ‘kurbanlarının boyunlarını koyun boğazlar gibi kesen, masum insanları cihad(!) diye bombalı eylemlerle katleden, insanları şiddete ve kan dökmeye sevk eden sözde cemaatlerle tek gayesi Efendimiz (Sav.)’in sünnetine uymak ve insan yetiştirmek, kurumuş gönüllere su serpmek, iman hakikatlerini anlatmak olan cemaatlerin ayrımı çok net yapılmış.
Filmde Hacı’nın yani, Hacı Gümüş’ün (Haluk Bilginer) Risale-i Nurlardan alıntı yaparak verdiği mesaj (muhtemelen kimilerini burası çok rahatsız edecek) asrın hastalıklarına çare...
Hacı Gümüş'ün dilinden:
''Bitlis’in Nurs Köyü’nden Said Nursi der ki: İnsanlığın 3 büyük düşmanı vardır. Ayrımcılıktır; sevgi ile aşılır. Fukaralıktır, paylaşmakla giderilir. Cehalettir; okumakla çözülür.''
Bediüzzaman Said Nursi 1900’lü yıllarda doğup büyüdüğü topraklarda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bazı tespitlerde bulunmuş; Münazarat’ta bu bölgenin hastalıklarını ve tedavi yollarını şu sözlerle göstermiş:
‘Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı san'at, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.’
Özetle New York'ta Beş Minare:
Kırmızı bültenle aranan radikal dinci bir örgütün lideri 'Deccal' kod adlı suçlunun Amerika'da yakalandığı bilgisi gelir. Onu teslim almak için teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika'ya suçluyu teslim almaya gider. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiç bir şey göründüğü gibi değildir.
‘Deccal’ sanılan Hacı herkesi şaşırtır.
İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen çarpıcı bir hikaye...
Yakın dönemin Türkiye'si...
11 Eylül sonrası Amerika...
Ve dünyada yaşanan İslam paranoyası...
Beyaz Melek ve Güneşi Gördüm filmlerini izlediyseniz zaten neyle karşılaşacağınızı biliyorsunuzdur. Fazlası var azı yok!
Yok eğer izlemediyseniz, izlemeden önce ihtiyaçlarınızı giderin, derin bir nefes alın ve zihninizi boşaltın, öyle izleyin...
NOT:
Münazarat; Bediüzzaman Said Nursi’nin 1910 yılında Meşrutiyeti anlatmak için çıktığı ve Şam’a kadar gezdiği yerlerde ‘Ulema’ ve ‘Avam’ tarafından sorulan ‘siyasi’ sorulara verdiği cevapları ihtiva eden risaledir.
Hizan'da okullara, Ortaöğretim Projesi Okul Gelişim Programı (OGP) kapsamında, bilişim malzemesi dağıtıldı.
Hizan İlçe Milli Eğitim Müdürü Abit Arvas, Aa muhabirine...
Bitlis İşkur İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün işbirliği sonucu Toplum Yararına Çalıştırma Programı (TYÇP) kapsamında 200 kişi istihdam...
Hizan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ilçedeki eğitim faaliyetlerinin aksamaması için, 120 ücretli öğretmen alımının yapılacağını bildirildi.
Hizan İlçe Milli Eğitim Müdürü...
Hizan'da ilkel yöntemlerle demir döven Hikmet Arıç, 30 yıldır dağ başında ekmeğini demirden çıkardığını söyledi.
Arıç, Aa muhabirine yaptığı açıklamada, Hizan'a...
Hizan'a bağlı Ürünveren (PARS) köyünde otomobilin şarampole yuvarlanması sonucu, 2 kişi ağır yaralandı.
Hizan'a bağlı Ürünveren (PARS) köyünün muhtarı Mehmet Selim...
Hizan'a bağlı Nurs köyündeki Bediüzzaman Külliyesi'nde mevlit programı düzenlendi.
Bediüzzaman Said Nursi'nin doğduğu köy olan Nurs'ta bu yıl ilki gerçekleştirilen "Nurs...
Yolalan beldesinde bilinmeyen bir nedenden ötürü genç bir kadın intihar etti.
Bitlis'in Yolalan Beldesine bağlı Qelhok (Kale) koyünde yaşayan 22 yaşındaki...